İstanbul hava durumu °C
26-08-2015
Faruk DEMİREL

Faruk DEMİREL

Ara rejim yaşıyoruz…
info@akdenizgazete.com

12 Mart ve 12 Eylül darbeleri öncesi de ara rejimler yaşandı.

Ara rejimlerin görevleri vardır… Daha büyük karmaşa, karanlık günler yaratarak, toplumu can derdine düşürmek ve “ölümü gösterip hastalığa mum etmek” mantığı ile işletilir…

Gidişat bu yönde; darbenin illaki asker eliyle yapılması gerekmiyor…

Çok çeşitli yöntemleri olduğu biliniyor. İçinde yaşadığımız günlerin resmini çekebilenler, yakın tarihi objektif okuyabilenler bunları bilir.

Şu anda tanklar kullanılarak değil, TOMALAR kullanılarak yapılan bir işlemdir.

Türkiye halkları, ülkedeki bütün demokratik kurum ve kuruluşlar tehdit altında, devrimci demokrat basın baskı altındadır. Yeni gelen duyumlara göre yapılacak operasyonlarla muhalif basın kapatılarak birilerinin kirli çarşaflarını gün yüzüne çıkaranlar tutuklanacak ve hepsi susturulacak…

Mümkün mü?

Evet…

Adaletin yok edildiği, buyurganlardan hesap sorulamadığı, “ben ettim, oldu” zihniyetinin devletin kurumlarını elde ettiği bir dönemden söz ediyoruz…

Xxx

Tabi her kafadan bir ses çıkıyor, bilgi ve haber kirliği de almış başını gidiyor…

Bazı odaklar şöyle diyor.  “ABD emperyalizmine karşı savaşmak varken,  Paralel düşmanı yok etmek varken, niye AKP’ye takılıp duruyorsunuz!”

Paralelin, paraleli AKP değil mi?

Ortadoğu’yu kana bulayan BOP projesinin eş başkanı Tayyip Erdoğan değil mi? Kendisi açıkladı… Siz ne demek istiyorsunuz, anlamış değilim!

ABD emperyalizmi ile mücadele etmek için Okyanus ötesine gidecek uçaklarımız yok…

Onların uzantıları var içimizde onları görmek için büyüteç kullanmaya gerek var mı?

İşte işbirlikçileri ortada…

Onların, açmış olduğu ölüm çukurlarını görmeyip emperyalizmi sanal âlemde aramaya giden miyop yerine hipermetrop gözlük takarak tahlil yapanlara diyecek sözüm yok…

Xxx

Ortadoğu’da kimin eli kimin cebinde belli değil… Bilenler var elbette… Günlük gazetelerden siyaset yapanlara sormuyorum bunu! Bir takım istihbarat örgütlerinin yönlendirdiği kuruluşları da dikkate aldığımızda, ülkemizde ortaya çıkan tabloya şaşmamak gerekiyor…

12 Mart, 12 Eylül askeri darbelerinden öncede bu senaryolar sahnelendi…

Araçlar değişmiş, yöntem aynı…

Türk ve Kürt Irkçılığını körüklemek, Sünni - Alevi gerginliğini artırmak, şiddeti tırmandırmak, sonra gelsin kargaşa, kör duman içinde siyasi iktidarı elde tutmaya devam edecekler; kolay gelsin…

Analar ağlamayacak diyenler şimdi cenaze timleri kuruyorlar. İnsanların ağıtlarını bastırmak için… Hem Türkçe, hem Kürtçe ağıtlar göklere yükseldi. Yaşamını yitiren askerlerin yüzde 25'i Kürt…

Ama fark etmiyor, ağıtları bile denetim altına almak istiyorlar…

Xxx

Emperyalizm içimizdedir…

Okyanuslar ötesinde aramaya gerek yok…

Biz aile içi savaşı önlediğimiz zaman emperyalizme en büyük darbeyi vurmuş olacağız.

İki milletin bir arada yaşaması evlilik gibidir. Zaman zaman kavgalar olabilir, ya gönüllü boşanırlar, ya da inada binip bir birbirini yaralarlar, öldürürler; en kötüsü biz bu günlerde onu yaşıyoruz…

Doğru olanı aile içi kavganın durdurulması ve barışın sağlanmasıdır…

Savaş çığırtkanları, şu anda Sarayla aynı telden çalıp aynı havayı oynuyorlar…

Kabak kemaneyi ABD çalıyor…

Hadi kollar havaya…

Mehmet ve Memo bir birini öldürüyor…

Çok mu hoşunuza gidiyor…

O zaman fakir fukara çocuklarını bırakın, cephelere savaş isteyenler gitsin…

Yoksul çocukları üzerinden kurban kesip edebiyat yapmak ne kadar ayıp…

“Savaş isteyenlerin çocukları hep cephe gerisindedir.”

Sizin çocuklar nerede acaba?

Bu makale 1558 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM



Warning: file_get_contents(https://graph.facebook.com/onemsoft): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 403 Forbidden in /home/akdenizgazete/public_html/include/right-block-one.php on line 28
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

Erken Seçimde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?

2.3%

27.1%

36.1%

7.5%

18%

3%

6%

counter create hit