İstanbul hava durumu °C
28-09-2014
Faruk DEMİREL

Faruk DEMİREL

YETMEZ LANETLİYORUM..
info@akdenizgazete.com

 Ortadoğu ülkelerinin dokusunu savaş zamanları daha iyi görebiliyoruz. Bunun nedenlerinden birisi oraya odaklanıyor, ortaya çıkan tablodan çok şey öğreniyoruz.

Irak’ın ABD tarafından işgal edilişinden günümüze kadar, Kuzey Afrika ve Ortadoğu alt üst oluşlar sürüyor. Bir türlü sular durulmadı, insanların biri birini öldürmesinin arkası kesilmedi. 

Bu arada Ezidiler’in IŞİD tarafından katledilmesini acılar içinde gözlemledik. İsrail’in Gazze’yi perişan etmesinin dışında Müslümanlar, Müslümanları öldürüyorlardı.

Sormak lâzım kaç tane Müslümanlık var?

Sormak lâzım, Türkmenlere, Kürtlere, Ezidilere soy kırımı yapan, çağımızda balta ile insan kesen IŞİD cihatçıları Müslüman mı?

Sormak lazım bu canileri destekleyenler Müslüman mı?

Maraş’ta komşularını katledenler, Sivas’ta yazarları, çizerleri, ozanları diri diri yakanlar Müslüman mı?

Bunları yıllarca örgütleyip, koruyup kollayanlar Müslüman mı?

Kaç tane Müslümanlık var?

Ortadoğu’da devam eden savaş ve bundan öncekiler, birçok ülkenin tomografisini bize açık net görmemize neden oldu.

Arap baharı dediler, karakıştan beter çıktı.

Taliban, El Nusra, İhvan, Hamas, Horasan ve adını sayamayacağımız kadar örgütlerin finanslarını kimler  sağlıyor, kim bunları silahlandırıyor? 

İsrail’i Ortadoğu’nun kalbinde ileri karakol olarak kimler kullanıyor? İsrail’in çıkarlarına ters düşün bir gelişme olduğunda füze geçirmez, demir şemsiyeleri örüyor?

Orta doğu ve binlerce soru, petrol, doğal gaz, krallıklar, sultanlıklar; yeni Osmanlı İmparatorluğu hayalleri uğruna Esad’ı bir günde düşman ilan ederek, ortaya çıkan komşu düşmanlığı…Ve taşeron örgütler aracılığı ile yürütülen savaş, başka ülkelerin iç işlerine çomak sokmalar…

Komik duruma bakar mısınız?

ABD’nin kurduğu Taliban’dan ayrılan yeni oluşan IŞİD, yine ABD’nin stratejik ortakları tarafından desteklenerek kontrol edilemez bir terör örgütü haline geliyor; kısa zamanda…

Bu terör örgütü, şu anda İngiltere’nin sahip oldukları alan kadar toprak işgal ediyor. Çekirdek ülkeler ve 40 kadar koalisyon devlet, IŞİD’e savaş ilan ediyor.

Havadan bombardıman… 

Basının satır aralarını okursanız, ilk defa denenen silahlar var. Belki de yeni bir laboratuarda deney yapıyorlardır.

Barzani Peşmergelerine, PKK gerillalarına karadan IŞİD’i süpürme görevini veriyorlar, emperyalistler…

ABD, Türkiye hükümetinin durumunu tartışmasız, üryan olarak bildiği için hafiften kulağını çekiyorlar. İstese de hayır diyemeyeceği ama yandan yandan gideceği, ara sıra beysbol sopası ile yön tayin edileceği bir kulvara parmak ucuyla itiveriyorlar. Erdoğan, her türlü teröre karşı olduklarını, verilen görevi yapacaklarını ama “Esad’ı da bu arada vurmalısınız” ricasında bulunuyor. İlave ediyor: “Ortadoğu’yu Esad bu hale getirdi,” demekten geri durmuyor.

Bilim adamları, araştırma kuruluşları, aklı başında insanlar biliyorlar. Ortadoğu’yu ABD’nin bu hale getirdiğini, Irak’ta bir buçuk milyon insanı öldürdüğünü, petrol kaynaklarına el koyduğunu, mezhepçi ayrışımları körükleyip iç karışıklık başlattığını ve örgütlediğini… Aracılar ve taşeronlar kullandığını.

Sorunlar bu noktada bitmiyor!

Ortadoğu’nun içinde, savaşın ortasında Rojova’da devrim bekleyenler var. Güzel bir beklenti, ben de çok isterim; dünyanın neresinde devrim olursa yanındayım.

Unutmamak gerekir ki; kısa zamanda Ortadoğu’da sosyalsizim hayalleri ancak umutları ve rüyaları süsler…

Neden diyeceksiniz?

Dünyanın bütün istihbarat örgütlerinin, psikopat cihatçıların Ortadoğu’da konuşlandırdığı bir ortamda;  emperyalistler ve taşeron devletleri tarafından desteklenen kanlı örgütlerin sopa olarak kullanıldığı ve tirilyon dolarların harcandığı, insan kanının oluk oluk aktığı bir coğrafyada, sosyalizm beklentileri…

Petrol pazarlıklarının kanla belirlendiği bir dünyadan söz ediyoruz…

Rojova’yı kurtarmaya Türkiye’den gidiyorlar…

Rojova’yı yok etmeye gidenler de Türkiye’den…

IŞİD’i Rojova üstüne salanlar da Türkiye’den olduğu boy boy yazılıp çiziliyor.

Suriye ve Irak’tan ölümden, tecavüzden kaçanlar da Türkiye’ye geliyor. 

Başımız üstüne… 

Ama Türkiye elden gidiyor, mevcut iktidar tarafından Ortadoğu ülkelerinin ortamına itiliyor, Ortadoğulaşıyor. 

Yani çıkmaz sokak, mezhep, ırk, din, aşiret temelinde bir orta çağ karanlığı…

Gerisine siz karar verirsiniz…

Türkiye’nin hızla geriye doğru dönüştürüldüğü bir ortamda, yargının yok edildiği ve son mevzilere kumpaslar kurulduğu günlerdeyiz.

 Her seçimde, barış adına sürüklenen; barış adına yeni Osmanlıcılığın, sol söylemlerle süslendiği bir proje… 

Irak ve Suriye’de Ezidileri, Kürtleri, Türkmenleri, Şii Arapları katledenlere ne dediği belli olmayan siyasilerin, barış yapacağını sanmak, onların dolmuşunda masallarla yolculuğa devam etmek ne anlama gelir, gerçekten bilmiyorum!

Bir gün sorarlar…

Gezi Direnişi’ni unutamayan, intikam için Çarşı Grubunu bile darbecilikle suçlayan bir anlayışın yanında neyin pazarlıklarını yaptınız diye”

Ülkenin selameti, Kürt ve Türk solunun, demokrasi çıtasını yüksek tutularak; enternasyonal normları gerçekleştirmesinden geçer.

Türkiye’nin demokrasiye ulaşması, Alevilerin gerçek kimliklerinin tanınması, Kürtlerin taleplerinin karşılanmasından geçer. 

Barış sürecinde okullar yakılmaz!

Barış sürecinde, Rojova’ya IŞİD katilleri yönlendirilmez.

Barış sürecinin bir ahlakı olmalı…

Ahlak yoksa iki yüzlülük vardır.

İkiyüzlü olanlar barış yapamaz, insanları oyalar ve yeni savaşlara yol açarlar. İki ajanda taşıyanların gerçek yüzleri ortaya çıktığında savaşlar bitecek ve barış olacak. Paylaşamayacağımız bir şey yok, yeter ki yüreğimizin derinliklerindeki kinleri bir kenara atalım, Irkçı faşist düşünceleri güzel söylemlerle süslemeyin. Açık ve net olun, barış ve demokrasi doğru, dürüst, uluslar arası demokrasi normları ile hayata geçebilir.

Ve Orda Doğu’da vatandaşlık kavramının, laiklik anlayışının, demokrasinin Türkiye’den 90 yıl geride olduğunun altını artık aklı başında herkes çiziyor.

Bizi oralara çekmek isteyenleri, onlara çanak tutanları ve yirmi birinci yüz yılda ırkçılık, mezhepçilik temelinde politika yapanları kınıyorum, yetmez lanetliyorum…

Bu makale 1733 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM



Warning: file_get_contents(https://graph.facebook.com/onemsoft): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 403 Forbidden in /home/akdenizgazete/public_html/include/right-block-one.php on line 28
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

Erken Seçimde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?

2.3%

27.1%

36.1%

7.5%

18%

3%

6%

counter create hit