Radyo Akdeniz
22 Ağustos 2017, Salı
Kamile YILMAZ

Kamile YILMAZ

8 Mart.

05 Nisan 2017, Çarşamba 12:12

Takip Edin

8 Mart haftası başladı. Havalar ısındı, ağaçlar çiçeğe durdu. Kırlar allandı, yeşillendi. Doğa kendi arasında uyum içinde. Uyum içinde olmayan, dünyanın en vahşi hayvanı olan insanlar. Çünkü 2016 'nın Ocak ayında 31, geçtiğimiz yılda 300'e yakın kadın erkek eliyle öldürüldü. Antalya, kadın cinayetleri bakımından İstanbul'dan sonra ikinci sıraya yükseldi. Antalya'yı yönetenler oturup bunu iyice bir düşünmeli. İktidar erkekleri ne zaman ağzını açsa, hemen bir kaç kadın öldürülüyor. Belki bir gün önce, kolunda uyuduğu, sevdiğini sandığı erkeğin eliyle. Kadın çoğu kez en yakınını tarafından öldürülüyor.

 Eril dünya, çok daha eril ülkemiz, kadını bir türlü erkeğin eşiti sayamadı. Çünkü eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, sevginin olduğu yerde şiddet barınamaz. Ölümden, öldürmeden söz bile edilemez. Hal böyle olunca, öldürme güdülerini pek çok seven eril güç, bundan vazgeçemiyor. Şiddeti, savaşı, dolayısıyla da öldürmeyi seviyor. Öyle olmasaydı yüzlerce yıldır "Eşitlik, özgürlük, adalet" diye haykıran sesi duymaz mıydı?

Ülkemizin en yakın komşularında ve zorlayarak da olsa ülkemizin bir bölgesinde savaş oyunu oynuyorlar. Bu erkek oyunundan yine en çok kadının canı yanıyor. 8 Mart günü sokağa çıkıp eşitliği haykıracak kadınların, yürekleri acıyla doluyor, öyle de olsa mücadeleden vazgeçmiyorlar. 8 Mart'ın ne olup olmadığını herkese anlatıyorlar. Diyorlar ki; "Bugün bize karanfil, gül dağıtarak kandıramazsınız! Bugün eşitliği, uyguladığınız şiddeti haykırma günü! Kadın dayanışmasının yüreklere kazındığı gün!"  

 

            8 Mart'ın tarihine bakacak olursak; 1857’de NewYork kentinde 40.000 dokuma işçisi, daha iyi çalışma koşulları istemiyle greve gider. Polis işçilere saldırır. İşçiler, fabrikaya kilitlenir. O sırada yangın çıkarılır, işçiler fabrikadan çıkamaz, barikatları aşamaz ve 129 işçi yanarak ölür. Ölenlerin çoğu kadındır. Cenaze törenine 10.000’den fazla kişi katılır.

            26-27 Ağustos 1910’da Danimarka- Kopenhag’da 2. Enternasyonal’e bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı), Alman Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden, Clara Zetkin, yanan işçi kadınların anısının “Dünya Kadınlar Günü” olarak yaşatılmasını önerir. Oy birliğiyle kabul edilir. İlk yıllarda belli bir tarih saptanamaz, ilkbaharda kutlanır. Tarihin 8 Mart olarak kutlanması, 1921’de Moskova’da 3. Enternasyonal Kadın Konferansı’nda kararlaştırılır. 1. ve 2. dünya savaşlarında bazı ülkelerde kutlamalar yasaklanır. 1960lı yılların sonunda ABD’de 8 Mart kutlamaları yapılmaya başlanır. 16 Aralık 1977’de 8 Mart “Dünya Kadınlar Günü” olarak yaygınlaşır.

 Ülkemizde de kadın işçiler yanarak, suda boğularak, temizlik işçileri camdan düşerek, can  verdiler. Onları hiç bir zaman unutmayacağız. Öyle ya da böyle kadınlar hâlâ erkek eliyle öldürülmeye, öldürenlerin cezaları bir şekilde indirilmeye, tutuksuz yargılanmaya devam ediyor. Kadının yeri "Ev içi" olarak tarif edilerek, uyanmaya çalışan kadınlar pasifleştiriliyor. "Üç- beş çocuk doğur, senin işin hazır" deniyor. 4+4+4 sistemi başlar başlamaz, 136.000 çocuk 4 yıl bitti diye eğitimden çekip alındı. (Bunların kız çocuğu olduğunu söylemeye gerek yok sanırım) Bu çocuklar ya evlendirildi, ya da çocuk işçi oldular. Evlendirilen çocukların yaşamı şiddet ortamında sönüp gidecek. Çünkü artık nasıl yaşayacağı başkalarının insafına kaldı. Haklarını öğrenme yaşı gelmeden yani gözü açılmadan, sosyal yaşama katılamadan eğitimden uzaklaştırıldı. Oysa ülkemizde şiddetin ve kadın cinayetlerinin arttığı bu zamanda kadının eğitimine çok ihtiyaç vardı. 

            8 Mart, Türkiye’de ilk kez 1921’de “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlandı. 1975’te sokağa taşındı ve “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlandı. “1975 kadın Yılı Konferansı” gerçekleştirildi. 12 Eylül 1980’den sonra 4 yıl kutlanamadı. 1984’te tekrar 8 Mart etkinlikleri başladı.

            Antalya’ya bakacak olursak, 1997 - 8 Martında 2000 kadın yürüdü, çok etkileyici ve dayanışma içinde bir miting düzenlendi. Ondan sonra yine bölük pörçük toplanıldı. O günkü birliktelik sağlanamasa da 14 Şubat 2013 günü yine bu ruhun hazır olduğunu gördük. İki bin kadar kadın birlikte, Cumhuriyet Meydanı'nda dans etti, halay çekti, haykırdı. "Öldüren sevginizi istemiyoruz! Kadın cinayetlerine son!..." gibi sloganlar attılar. "Kadınlar vardır, Kadınlar her yerde.." diye şarkılar söylediler.

Yıllardır 8 Mart'ı her alandan, her düşünceden kadınlarla birlikte kutlama düşü kurarız, ama sonunda yine parçalanırız. Çünkü ezber bozmak zordur. Kadınlar eninde sonunda bu ezberi bozacaklar. Bozmak zorundalar. Eril sistemin, kadınların kafasına yazdıklarını bir gün mutlaka sileceğiz, el ele kol kola hep birlikte haykıracağız, "Kadınlar vardır" diye.

Birlikte yürümek için emek verenlerin emeğine sağlık. Ayrı ayrı ya da birlikte  Önemli olan gerçekleri korkmadan dile getirebilmek diyelim, ama ben birlikte olmamızdan yanayım. Güç birlikten doğmaz mı? Kadının insan hakkına kavuşabilmesi, eşit haklarla yaşayabilmesi için birlikte dayanışma içinde olmak durumunda değil miyiz?.

Bakın uzaklardaki hemcinslerimiz el ele verebilmiş, dayanışma içine çoktan girebilmişler. 1912’de ABD’nin Massachusettes eyaletinde bir tekstil fabrikasında, 20.000 işçi kadın haftalık ücretlerindeki azalmayı protesto için greve gitmiş. Grevde bir grup kadın “Hem ekmek, hem gül istiyoruz” yazılı bir pankart açmış. Bu pankart James Oppenheim’in “Ekmek ve Gül” şiirine ilham olmuş. Şiir birçok ülkenin diline çevrilmiş. Antalyalı şair Metin Demirtaş da bu şiiri dilimize kazandırmış.

 

EKMEK  VE  GÜL

En zorlu iş, en ağır emek,

Ve çalışmak doğuştan mezara dek,

Bu böyle sürüp gitsin istemiyoruz.

Yaşamak için ekmek, ruhumuz için gül istiyoruz.

Yürüyoruz, yürüyoruz, yürüyoruz yan yana ve güzel günler adına.

Kadınız, insanız, insanlığı ayağa kaldırıyoruz.

Paydos bundan böyle, köleliğe, aylaklığa.

Herkes çalışsın, bölüşsün kardeşçe yaşamın sunduklarını.

İşte bunun için yükseliyor, yüreklerimizden.

Bu ekmek ve gül türküsü.

Ekmek ve gül, ekmek ve gül.

“Ezilenler, yenikler ağıt yakmaya yatkındır. Yurdumuz ve dünya böylesi anma günleriyle doludur. Belki biraz da bu nedenledir ki, hep haklı olduğumuz halde yenilmişlerin tarihteki acı öykülerini okuruz. Bir kölenin boynundaki demir halkayı çıkararak onu özgür kılmayı çok isteriz. Fakat bir köleyi özgürleştirmek için, onun boynundaki zinciri görür, kafasının içindeki kilidi göremeyiz. ‘Gerçek köleler, kendini özgür sananlardır.’ İnsanlar, kafasının içindeki sınırları, tel örgüleri yıkmadıkça geniş anlamda özgür olamaz. Daha kötüsü başkalarının özgür olmasına da yardımcı olamaz.”

Kadınlar, “Bu gün kutlama günü değil, bu kadar insanın öldüğü gün kutlanmaz” diyorlar. Ölen kardeşlerimiz, daha güzel günler için öldüler. Bize yas tutturmak için değil. O nedenle biz kadınlar, yas değil, mücadele etmek, dayanışmak için el eleyiz. Kutlamaktan, uyanmış olmaktan, uyanacakları uyandırmaktan korkmayalım. Halay çekerek, haykırarak, barış, kardeşlik türküleri söyleyerek yürüyelim. Güçlü olmamız, yaşama gülümseyebilmemiz, bu uğurda ölenlerin rahat uyumasını sağlayacaktır. YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI, YAŞASIN 8 MART.

Bu makale 1252 kez okundu

Makale Yorumları

Makaleye Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Yazarın Diğer Makaleleri

Sonuçlar
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 2 2 0 0 5 6
2 Kasımpaşa 2 1 1 0 2 4
3 Beşiktaş 2 1 1 0 2 4
4 Karabükspor 2 1 1 0 2 4
5 Trabzonspor 2 1 1 0 1 4
6 Akhisar Bld. Genç. 2 1 1 0 1 4
7 Medicana Sivasspor 2 1 0 1 1 3
8 Bursaspor 2 1 0 1 0 3
9 Yeni Malatyaspor 2 1 0 1 0 3
10 Medipol Başakşehir 2 1 0 1 -1 3
11 Kayserispor 2 1 0 1 -2 3
12 Fenerbahçe 2 0 2 0 0 2
13 Gençlerbirliği 1 0 1 0 0 1
14 Göztepe 2 0 1 1 -1 1
15 Antalyaspor 2 0 1 1 -2 1
16 Atiker Konyaspor 1 0 0 1 -1 0
17 Aytemiz Alanyaspor 2 0 0 2 -3 0
18 Osmanlıspor FK 2 0 0 2 -4 0
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı