İstanbul hava durumu °C
19-01-2016
Kamile YILMAZ

Kamile YILMAZ

DEVLET EKMEĞİ
kamile@akdenizgazete.com

"Şimdi emekli bir işçiyim / Anılarımla yaşarım yaşlılar yurdunda / Ne dikili bir ağacım var orada / Ne de bir karış toprağım burada."Kemal Yalçın

"Ekmek" konusu, bizim toplumun en hassas konusudur. Her konuda söylenen küfrü kaldırırız da, konu ekmek olunca, o konuya dokunulmasını kaldıramayız, dokunan olursa da rencide edildiğimizi düşünürüz. Örneğin biri çıkıp da "Az mı ekmeğimi yedin?" deyiverse, söz biter, susarız. Bu konuda halk arasında bir çok deyim dolaşır. "Gavurun ekmeğini yiyen kılıcını sallar." "Yemem görgüsüzün lokmasını, açlık gebertsin beni" gibi.

Konu devlet olunca, zaten devletin görevi, halkını doyurmak, kayırmak, güvenini sağlamak değil midir? Devletin "Ekmeğimi yedin" gibi bir söz söylemeye hakkı var mıdır? Kaldı ki o toplumdur zaten devlete ekmek kazandıran. Tam tersine, devleti yönetenler değil midir, halkın ekmeğini yiyen? Halk değil midir, kendi aç kalsa da yöneticileri besleyen?

Süleyman Demirel'den duymuştuk ilkin "Devletten maaş alanlar, devlete karşı örgütleniyor" sözünü. Şimdi de aynısını yıllar sonra tekrar duyduk. Bir akademisyen de çıkıp kendini savunmaya çalıştı. "Evet devletin ekmeği ile büyüdüm, babam memurdu, ben de öğretmenim, hâlâ devletin ekmeğini yiyorum" diye.

Geçen gün, özel hastanede çalışan, modern bir kadının yenice türbanlandığını gördüm. "Ekmeğini yediğim yere uymak zorundayım" dedi.

Bu konu, sadece kocaların para karşılığı çalıştığı evlerde de yaygındır. Kadını yerle bir etmek isteyen erkek "Unutma karnını ben doyuruyorum" der. Oysa aklını biraz çalıştırsa, bunun tersi olduğunu görecektir. Ama öyle olduğunu bilse de işine gelmez. Çünkü karın doyurmak, baskıya çok uygun bir sözcüktür, her zaman işe yarar.

Oysa hiç kimse, kimsenin ekmeğini yemiyor. Herkes kendi emeğini yiyor. Çünkü ne devlet, ne de patron, durup dururken bize ekmek yolluyor. Emeğimizin karşılığında karnımızı doyuruyoruz. Çalıştığı halde bu toplumda gizli açlığın yaygın olduğunu da biliriz. Yani gelirimiz, dengeli beslenmeye genelde yetmez. Bir lokma bir hırka karşılığında çalışan hiç de az değildir. Bu ülkede hiç kimse, tam olarak emeğinin karşılığını aldığını söyleyemez. Tam tersine nerede olursa olsun, çalışanın işverenden alacağı vardır. Emek verdiği halde, kazanılan kârdan pay almadığına göre, kimse, emekçilere, "Karnını ben doyuruyorum" deme hakkına sahip olamaz. Bu devlet de olsa. Siz ne dersiniz?

Bu makale 888 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM



Warning: file_get_contents(https://graph.facebook.com/onemsoft): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 403 Forbidden in /home/akdenizgazete/public_html/include/right-block-one.php on line 28
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

Erken Seçimde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?

2.3%

27.1%

36.1%

7.5%

18%

3%

6%

counter create hit