İstanbul hava durumu °C
08-12-2015
Kamile YILMAZ

Kamile YILMAZ

GÜLTEN AKIN
kamile@akdenizgazete.com

Bu yıl güz en ağır acılarla geldi. 10 Ekim'de barış güvercinlerimiz vuruldu. 7 Ekim Sennur Sezer'i, 4 Kasım Gülten Akın'ı yitirdik. Yolumuzu ışıtan, yüreğimizin acısını sağaltan şairlerimizi, ülkemizin yüz aklarını birer birer uğurladık. Ülke o kadar toz duman içindeydi ki, onları olanca sessizliğimizle gönderdik, çığlığımız içimize kaçtı. Ülkeyi çeviren acı çarklardan başımı kaldırıp bu şairlerimizi yazamadım, yazmak istedim, tam yazacağım zaman bir yerlerde bombalar patladı, kalakaldım.

Geçen akşam Şükrü Erbaş, Gülten Akın şiirlerini okudu. Salonda herkes nefesini tuttu. Ne de olsa şair şairi anlardı. Şükrü Erbaş, Fazıl Say'ın piyanosu ile sevişir gibi çalmasına benzeyen bir davranışla şiirlerle sevişti, bütünleşti, şiir adam oldu, Gülten Akın şiirlerinin hakkını verdi. O gece "Hemen köşemde iki satır da olsa yazmalıyım" dedim.

Gülten Akın'ı kaybettiğimiz gün, emekli bir öğretmenle karşılaştım, acımı paylaşmak istedim. "Gülten Akın kim?" dedi bana, yüreğim kanadı, şaşırdım. Sonra anımsatmak için anlattım yok anımsamadı. "Büyü de baban sana" diyen şarkıyı söyledim, şarkıyı söyleyenin adını dedi bana, şiiri yazanı tanımadı. Sonra "Ertuğrul'a Ağıt" dedim onu da duymuştu, ama şarkısını.

Üç gün önce bir lisede öğrencilere "Toplumsal Cinsiyetçilik" konusunu anlattım. Sözüme başlarken Gülten Akın'ın "Evleri yüksek yaptılar / Sular aşağıda kaldı" şirini okudum ve sordum. "Gülten Akın'ı duydunuz mu?" Yok hiç duymamışlar. Daha çok üzüldüm.

Oysa Gülten Akın duyulmalıydı, eğitim yuvalarında, öğretmen belleklerinde olmalıydı. 1933 yılında doğan Akın, 1950'den beri şiir yazardı. 1970'ten sonra da toplumculuğa yönelerek, şiirleri elimizde bayrak olmuştu. Öyle ki, her acı çekeni yüreğinde duymuş, kalemine vermişti. "Ben bu dünyanın Alevi'si olmalıyım / Yana yana tükenmediğime göre" diyecek kadar. Acıyı duymayanlar adına üzüntü duymuş, "Ah, kimselerin vakti yok / Durup ince şeyleri anlamaya" diyecek kadar.

Kızı Aksu Bora ile ortak kitabımız vardı. Antalya'dan bir grup arkadaşla birlikte yazdığımız "90 larda Feminizm" kitabı, Türkiye'de bir ilkti. Kadın hareketinin 90 lı yıllardan sonraki tarihi gibiydi. Aksu Bora'ya hayrandım, ama annesinin Gülten Akın olduğunu o zamanlarda bilmiyordum. "Böyle kuşun böyle kuyruğu olur" sözü ne kadar da doğrulanmıştı. Gülten Akın'ı en iyi kendi şiirleri anlatır. Sözü onun bir şiiriyle bitirelim.

ŞU GİDEN ATLIYA TÜRKÜ

Ben demedim mi

hazırlandılar.

Onların yüz bin kolları var.

Kırbaçları sert, yamçıları sağlam, atları kavi.

Yeğin git kese sür atınla birleş

 ben demedim mi

Ben demedim mi

Tekin değil koyaklar, dağ yamaçları

Yağmur yağar ki, sis basar ki, kurt iner ki,

Ay bulanığında gümüş rengi çakallar

Ben demedim mi

Yalnız gitme demedim mi

Çiğdeme sor, çeşmeye sor,

Tek açan menevşeye sor.

Ayrılık getirir ayrılıklar

Birleş demedim mi

Ben demedim mi     

GÜLTE AKIN

 

Bu makale 1008 defa okunmuştur.
MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM



Warning: file_get_contents(https://graph.facebook.com/onemsoft): failed to open stream: HTTP request failed! HTTP/1.1 403 Forbidden in /home/akdenizgazete/public_html/include/right-block-one.php on line 28
gazete manşetleri
ANKETİMİZE KATILIN

Erken Seçimde oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?

2.3%

27.1%

36.1%

7.5%

18%

3%

6%

counter create hit